Prof. Dr. Naci Görür uyarılarını sürdürdü. “Büyük bir deprem olacak”

{“title”: “Prof. Dr. Naci Görür’den Kritik Uyarı: Büyük Bir Deprem Kapıda”, “content”: “

Türkiye, 17 Ağustos 1999 tarihinde yaşanan büyük Marmara Depremi’nin üzerinden yaklaşık 27 yıl geçmesine rağmen, sarsıntıların ve depreme ilişkin risklerin etkisi hala hafiflemiş değil. O gün hayatını kaybedenlerin anılmasıyla başlayan anma törenleri, aynı zamanda ülkenin depreme karşı ne denli hazırlıksız olabileceği konusunda uyarılar içermekte. Özellikle uzmanlar, depremin yıkıcı etkilerine karşı alınması gereken önlemler ve yapı güvenliği konusunda sürekli olarak dikkati çekiyorlar.

Depremin merkez üssü olan Gölcük ve çevresinde hasar gören yapıların büyük çoğunluğunun güçlendirilmesi ve yenilenmesi çalışmalarına hızla devam edilse de, ülkedeki tüm binaların depreme dayanıklı hale getirilmesi büyük bir öncelik taşımakta. Bu bağlamda, ülkenin dört bir yanındaki kentlerde kentsel dönüşüm projeleri yürütülerek risk altındaki yapıların yenilenmesine çalışılıyor. Ancak, uzmanlar, halen yapılması gereken çok iş olduğunu ve deprem riskinin tamamen ortadan kaldırılmasının zaman alacağını belirtiyorlar.

Prof. Dr. Naci Görür, kişisel sosyal medya hesabında yaptığı açıklamada, deprem gerçeğini yine gündeme taşıyarak, devasa bir depremin kaçınılmaz olduğunu vurguladı. Görür, ülkemizi depreme dayanıklı hale getirmeyi, acil ve sürekli önlemler alarak mümkün kılmanın güç olduğunu, fakat bu konuda yetkinliğe sahip olduğumuzu da sözlerine ekledi. Ona göre, devletlerin gerekli stratejiyi kurup, uzun vadeli, istikrarlı bir çalışma sistemine geçmesi şart. Bu süreçte, devlet politikalarının ve özel sektörün bütünleşik hareket etmesi, büyük depremin kayıplarını minimize etmekte temel anahtar olacak.

Öte yandan, sigorta alanındaki gelişmeler de depreme karşı önemli bir avantaj sağlamakta. Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK), yıllardır zorunlu deprem sigortası kapsamında önemli adımlar atıyor. Ancak, Türkiye’de sigortalı olan konutların oranı, toplam konutların sadece yaklaşık yarısına denk geliyor. Bu durum, olası bir büyük depremde maddi kayıpların artmasına neden olabileceği endişelerini de beraberinde getiriyor. Marmara Bölgesi’ndeki sigortalılık oranlarının diğer bölgelere kıyasla daha yüksek olması ise, bölgesel farkların altını çiziyor. Uzmanlar, hem yapıların güçlendirilmesi hem de sigorta politikalarının geliştirilmesiyle, olası zararların hafifletilebileceğine inanıyorlar. Sonuç olarak, uzmanlar, büyük depremlerden en az şekilde etkilenmek ve yaşam kayıplarını azaltmak için, tüm kurumların ve vatandaşların ortak hareket etmesi gerektiğine dikkat çekiyorlar.”}

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

amgbahis starzbet
lemagrup.com.tr
gaziantep escort gaziantep escort gaziantep escort gaziantep escort gaziantep escort betcio